23 Eylül 2009 Çarşamba

İncili Küpe ve Bileklik (Bracelet and Earrings with Pearls)



Selamlar selamlar selamlar... Beni bekleyen-beklemeyen tüm blog arkadaşlarıma sevgiler gönderiyorum. Sonunda sözümü tuttum ve bayram sonrası sizlerle buluşabildim.
Yalnız şu var ki artık eskisi kadar etkin olur muyum bilemiyorum ama elimden geleni yapacağım? Sorunum şu ki işim eskisine göre dahayoğun ve bu beni hayli yoruyor. Gene de elimden geleni yapacağım. Zira anladım ki boncuklarımı çok seviyorum. Hele bu blogu ve bu blog aracılığıyla edindiğim arkadaşlarımı daha da çok seviyorum...
Evvettttttttt....Bu güzeller güzeli bileklik ve küpeler aslında daha da güzeller. Ben yeterince iyi fotoğraflayamadım. Kocaman gri inciler kullandım. Düşündüğümden daha güzel oldular. Üstelik hemen hemen her giysiyle ve günün her saatinde de kullanılabilir. Umarım sizler de seversiniz.
Ayrıca geçmiş bayramınızı da kutluyor ve hepinize sevgilerimi gönderiyorum...

15 Eylül 2009 Salı

Selam Selam Boncuklara:)))

Sevgili Arkadaşlarım, Pazar akşamı boncuklara elimi attım. Şöyle bir tozlarını silkeledim, yerlerini değiştirdim, dokundum onlara.... A bu da ne ? Özlemişim ki...Aslında boncuklara ve bloguma küsmediğimi de o an anladım. Sadece eskisine göre işim çok yoğunlaştı ve gün boyu başımı kaşıyacak vakit bulamıyorum inanın. Akşam da eve girince her ev hanımı gibi gene işten çıkamıyorum. Sanırım işte çok yorulmam evde de boncuklarıma dokunmama engel oldu. Neyse Sevgili Kathy'in Amerika'dan getirmiş olduğu aslen Amarikalı :))) olan boncukları aldım elime ve başladım bir boncuk bir iğne bir boncuk bir iğne hikayeme... Geçen bu sürede nerede olduğumu merak eden herkese ama ama ama özellikle kolyekolik, gn hanım, gezdi gördüm yedim içtim ve boncukçu ile birlikte tüm blogcu arkadaşlarıma bu dostlukları ve sadakatleri için teşekkür etmek isitiyorum. İyi ki gelmişim buralara ve iyi ki sizlerle tanışmışım. Önümüz bayram... Sıkı çalışacağım...Sevgiler ve hayırlı kandiller....

13 Ağustos 2009 Perşembe

Ben Buradayımmmm

Kolyelik blogunun çok sevgili sahibesi arkadaşım bugün bana GERİ DÖN ARKADAŞIM mesajı göndermiş. Nasıl mutlu oldum anlatamam. Evet artık döneyim değil mi? Bu akşam boncuklarıma dokunacağım. Hadi bakalım?

25 Temmuz 2009 Cumartesi

Küskün Blogcu!!!

Selam Size Sevgili Blogcular... Ben iş yoğunluğu, yaz sıcağı, işte tatil, aa tatil bitmiş dönülmüş, tatil sonrası ev işleri- güçleri ve daha saymaya üşendiğim nice bahaneler sonrasında işte bloguma bugün bir giriş yaptım. Ama korkarak... Nedenini bilmiyorum...Blogum mu küstü bünü yoksa ben mi küstüm ona, hiç bilmiyorum. Çok zor girdim, oturdum sizlere yazayım artık diye. Neden oldu böyle bilmiyorum. Sizden var mı bilen, varsa da bana bir akıl verecek olan????? Görüşmek üzere....

09 Haziran 2009 Salı

Iaonnis ve Nikoletta



















Bu dünya güzellerinin adı Nikoletta ve Ioannis. 16 Haziranda 4 yaşına girecekler. Frankfurt'ta yaşıyorlar. Bize de bu fotoğrafı göndermişler. Ben de sizlerle paylaşmak istedim. Dostluk nasıl da güzel... Yollara, yıllara rağmen kalbimiz de gönlümüz de beraber sizlerle Sevgili Vasso ve Torsten. Nice nice uzun ve sağlıklı yıllar diliyorum dünya güzellerine ve Blank Ailesine sevgilerimi gönderiyorum...

Liebe Vasso und Lieber Torsten, Ich freue mich auf unsere Freudschaft. Danke schön für die Bilder. Die Nikoletta und der Iaonnis sind sehr gesund und freundlich. Herzlichen Glückwunsch zum Geburtstag. Viele Liebe und viele Küsse von uns...Bis bald...

04 Haziran 2009 Perşembe

Randolph Frederick Pausch'un Son Konuşması...

http://www.babble.com/CS/blogs/famecrawler/2008/07/23-End/randy-lecture-cancer-last-kids-family-dead-dies-pausch.jpg
Randolph Frederick Pausch (Ekim 1960-Temmuz 2008), ABD'li bilgisayar bilimleri profesörü. Ağustos 2006'da kendisine pankreas kanseri teşhisi kondu ve yoğun bir kemoterapi ve tedavi programına girdi. Bir süre sonra kanserin vücuda yayıldığı fark edildi ve artık ölümcül bir durumda olduğu söylendi. Bundan sonra Pausch, karısı ve 3 çocuğu ile daha çok vakit geçirebilmek için hayatını biraz daha uzatabilecek tedavilere ağırlık verdi. Ayrıca çocuklarına bir miras olarak bırakabileceği tek şeyin en iyi yapabildiği şey olan bir konuşma olabileceğini düşünerek en son çıktığı semineri bu amaçla verip bir de "The Last Lecture" adında kitap hazırladı. 25 Temmuz 2008'de, aile evinde hayatını kaybetti.
İşte onun son konuşması:
http://www.dailymotion.com/video/x974xc_son-ders_news

PS: Günü yaşamayı öğrenebilmeli ve elimizdekilere şükretmeliyiz.
Bu videoyu benimle paylaştığın için teşekkürler Emineciğim...

03 Haziran 2009 Çarşamba

Yoruldum, sıkıldım, bunaldım...

İstediğim gibi ilgilenemiyorum blogumla bir ayı aşkın bir süredir. Esas sorun işimin çok yoğun olması. 5 kişilik bir dairede harikalar yaratmaya çalışmak çok yorucu. Sadece iş derdi olsa neyse. Bir de insanlar var... İş aslında yorucu değil. Beni ve sanırım herkesi yoran uğraşmak zorunda kalınan insanlar. Yoksa çalışmayı çok seviyorum. Zamanın nasıl geçtiğini bilmiyorum. Dosyaları, işleri, işlemleri düzenli şekilde yürütmek içimi ferahlatıyor hatta. Ama işte özverili olmak, sadece işinizin gayretini gütmek yeterli olmuyor. Beni insanlar yoruyor. Laf anlatamadıklarımsa canımdan bezdiriyor, yoruyor, sıkıyor, bunaltıyor... Üç günlük dünyada uğraştıklarıma bakıyorum da... Hepsi boş... Lakin her sabah işe gelmek zorundayım... Benden önce bu masalardan kimler gelmiş kimler geçmiş haberim yok... Benden sonra da kimseden kimsenin haberi olmayacak... Lakin düzene uymak mecburi istikamet... Yoksa hayat da olmaz değil mi? Bunaldım, sıkıldım, yoruldum... Tatile çıkmak fikri eskiden beni motive ederdi. Şimdi tatile çıkmak fikri bana işe geri döneceğimi hatırlatıyor... İşe geri dönmek istemiyorum ki... Eve gitmek istiyorum... Yani emekli olmak istiyorum ben... Allahım duy sesimi. Bir kanun çıkartsalar da benim gibi bedbahtları evlere yollasalar. Gençler gelsin çalışsın. Hem işsizliğe de çare olur. Ben sıkıldım, yoruldum, bunaldım hem de çok bunaldım...
Not: Lütfen senin yerinde olmak isteyen bilmem ne kadar kişi var muhabbetine girmeyelim. Ben de buralara paşa babamın torpiliyle gelmedim. Bir okul bitirdim, 3-5 sınav geçtim ve 17 yıldır dirsek çürütüyorum. Hepsi bileğimin hakkı... Herkesin kısmetinde ne varsa kaşığında çıkan o...